Birileri gelip bir yerlere yerleşmişler, o bölgeyi şenlendirmişler ve kendilerine yurt tutmuşlar. Zamanla burası yerleşim yeri ve büyük şehirler olmuşlar.
Bilinen 3200 yıllık tarihinde Hatti ve Hitit uygarlıklarından izler taşıyan; Frikya, Likya ve Pers egemenliklerini; İskender'i, Trakya ve Selefki krallıklarını; Roma ve Selçuklu dönemlerini, Osmanlı'yı ve Timur 'u gören Başkent Ankara, bin yıllar boyunca çok değişik isimlerle anılmıştır.
Bunlardan birkaçı; Ankuwa, Ankira, Ankagra, Angori, Engüri, Angora isimleridir.
Sonuçta Frikya kralı Gordios'un oğlu ünlü Kral Midas'ın, denizden 960 metre yükseklikteki Ankara platosunda kocaman bir gemi çapası 'Ankor' bulup bu ismi verdiği efsanesi de vardır.
Ankara adı gerçekten bir gemi çapasında mı gelmiştir?
Ankara isminin tarihçesini Atatürk anlatıyor;
Yunanistan Başbakanı Venizelos'un Atatürk'ü resmen 'Nobel Barış Ödülü' ne aday gösterdiği yıllar.
Türkiye'yi ziyaret etmekte olan Yunanistan Başbakanı General J. Metaksas ve beraberindeki heyet, 17 Ekim 1937 Salı günü saat 17.00'de Atatürk tarafından Çankaya'da huzuruna kabul edilir.
Görevlilerin tuttuğu görüşme notlarını Dışişleri Bakanı Dr. Tevfik Rüştü Aras bizzat kontrol eder ve imzalar.
Görüşmeler esnasında Atatürk Yunan Başbakanına;
- Ekselans, 'Ankara' adının nereden geldiğini bilir misiniz?' diye sorar. Aldığı olumsuz yanıt üzerine, getirilen 'Dünya Atlası'nın bir sayfasını açıp Asya'da Baykal Gölü yakınındaki 'Angara' kentini ve bu kente adını veren, Baykal gölünün fazla suyunu dışarı boşaltan Angara nehrini gösterir, "İşte buradan geliyor, Ekselans" der ve ekler:
- Orta Asya'daki Seyhun ve Ceyhun nehirlerinin isimleri nasıl Adana çevresindeki nehirlere Seyhan ve Ceyhan olarak verilmişse, Ankara adı da çok eski tarihlerde Türklerce Orta Asya'dan getirilmiş isimdir.
Güvenilir kaynaklara göre Türkçe sayılan Baykal sözcüğü 'zengin göl' anlamındadır ve gölün ayağında 'Angara' nehri vardır.
Gölün kıyıları çok eskiden beri Türkler tarafından iskan edilmiş, gölün en büyük adası olan 'Orhon' Adası'nda Türkçe yazıtlar, göl kıyısındaki sahalarda ise Türklere ait birçok kalıntılar bulunmuştur.
Baykal Gölü'ne 'Ankara' ve 'Turka' ırmakları dökülür. Şanlı Türk Tarihinin Notu: Zaten bizim Ankaralılar da Ankara'ya Angara demiyor mu?
KAYNAK:
Atatürk'ün Milli Dış Politikası, Kültür Bakanlığı Atatürk Dizisi, Cilt: 2, Sayfa: 371-373.
Meydan Larousse, Cilt: 2, Sayfa: 220.
Ana Britannica, Cilt: 3, Sayfa: 474. Yıldız GÜLFİDAN
Bilinen 3200 yıllık tarihinde Hatti ve Hitit uygarlıklarından izler taşıyan; Frikya, Likya ve Pers egemenliklerini; İskender'i, Trakya ve Selefki krallıklarını; Roma ve Selçuklu dönemlerini, Osmanlı'yı ve Timur 'u gören Başkent Ankara, bin yıllar boyunca çok değişik isimlerle anılmıştır.
Bunlardan birkaçı; Ankuwa, Ankira, Ankagra, Angori, Engüri, Angora isimleridir.
Sonuçta Frikya kralı Gordios'un oğlu ünlü Kral Midas'ın, denizden 960 metre yükseklikteki Ankara platosunda kocaman bir gemi çapası 'Ankor' bulup bu ismi verdiği efsanesi de vardır.
Ankara adı gerçekten bir gemi çapasında mı gelmiştir?
Ankara isminin tarihçesini Atatürk anlatıyor;
Yunanistan Başbakanı Venizelos'un Atatürk'ü resmen 'Nobel Barış Ödülü' ne aday gösterdiği yıllar.
Türkiye'yi ziyaret etmekte olan Yunanistan Başbakanı General J. Metaksas ve beraberindeki heyet, 17 Ekim 1937 Salı günü saat 17.00'de Atatürk tarafından Çankaya'da huzuruna kabul edilir.
Görevlilerin tuttuğu görüşme notlarını Dışişleri Bakanı Dr. Tevfik Rüştü Aras bizzat kontrol eder ve imzalar.
Görüşmeler esnasında Atatürk Yunan Başbakanına;
- Ekselans, 'Ankara' adının nereden geldiğini bilir misiniz?' diye sorar. Aldığı olumsuz yanıt üzerine, getirilen 'Dünya Atlası'nın bir sayfasını açıp Asya'da Baykal Gölü yakınındaki 'Angara' kentini ve bu kente adını veren, Baykal gölünün fazla suyunu dışarı boşaltan Angara nehrini gösterir, "İşte buradan geliyor, Ekselans" der ve ekler:
- Orta Asya'daki Seyhun ve Ceyhun nehirlerinin isimleri nasıl Adana çevresindeki nehirlere Seyhan ve Ceyhan olarak verilmişse, Ankara adı da çok eski tarihlerde Türklerce Orta Asya'dan getirilmiş isimdir.
Güvenilir kaynaklara göre Türkçe sayılan Baykal sözcüğü 'zengin göl' anlamındadır ve gölün ayağında 'Angara' nehri vardır.
Gölün kıyıları çok eskiden beri Türkler tarafından iskan edilmiş, gölün en büyük adası olan 'Orhon' Adası'nda Türkçe yazıtlar, göl kıyısındaki sahalarda ise Türklere ait birçok kalıntılar bulunmuştur.
Baykal Gölü'ne 'Ankara' ve 'Turka' ırmakları dökülür. Şanlı Türk Tarihinin Notu: Zaten bizim Ankaralılar da Ankara'ya Angara demiyor mu?
KAYNAK:
Atatürk'ün Milli Dış Politikası, Kültür Bakanlığı Atatürk Dizisi, Cilt: 2, Sayfa: 371-373.
Meydan Larousse, Cilt: 2, Sayfa: 220.
Ana Britannica, Cilt: 3, Sayfa: 474. Yıldız GÜLFİDAN

