SAYFALAR

19 Mart 2026 Perşembe

TASTİKÇİ-TROL

‘Hikaye’ deyip te geçmeyin. Her meslekte tutunabilmek için mutlaka bir tastikçin olacak. Bu tastikçilere şimdi ‘TROL’ diyorlar. Sen ağzın ile kuş yakalasan, eğer tastikçin yoksa hava civa kimsenin haberi olmaz ve kenarda yalnız kalırsın. Tastikçin varsa, o tastikçin ele avuca gelir yaptığın bir iş olmasa da, senin yaptığını yalan olarak anlatsa, yine de köşesin! 

Bir yalancı Ahmet Ağa varmış, bu adam da böyle meşhur olmuş. Her zaman yanında tastikçi bir arkadaşı ile gezer, gittiği yerde etrafını dinleyiciler çevirir, o da ha bire yalanları anlatırmış. İtiraz eden olursa, tastikçi devreye girer , dinleyenleri ikna edermiş.

Yalancı Ahmet Ağa bir gün kahvede anlatıyormuş;

“Geçenlerde ava gittim. 600 metre uzakta otlayan geyiğe elimde ki mavzerle bir kurşun attım. Geyik yere düştü. Gittim baktım ki geyik sağ arka ayağının tırnağı ile sağ kulağından vurulmuş.”

Haydaaa. Herkes itiraz etmiş; “Ama nasıl olur? Tek kurşun atıyorsun, hem arka bacağının tırnağından, hem de kulağından nasıl vuruyor sun?”

Yalanı söyleyen Ahmet ağa daha karışmıyor. Hemen tastikçisi da orada yanda diğer insanlar gibi dinliyor ya, devreye giriyor ve açıklık getiriyor;

“Beyler siz inanmıyor sunuz ama, geyik sağ arka bacağını kaldırmış, kulağını kaşıtırken Ahmet ağa da tam o anda tüfeği ateşlemiş ve geyik sağ arka tırnağı ile sağ kulağından vurulmuş.” Der.

Buyurun… şimdi inanmayın hadi !

Eskiden ‘TASTİKÇİ’ dediğimiz, ‘TROL’ ların  yaptığı iş çok önemlidir. Bedava da olmaz tabi.

Başlamışken Ahmet Ağanın bir yalanını ve tastikçisini daha anlatayım;

Eskiden Karadeniz de ormanda yüksek ve çok büyük gürgen ağaçlarının üstüne halat atar çıkar ‘PETEK’ dedikleri kara kovan kurarlardı. Her şeyi doğal bal yapardı arılar. 

Yine kahvede millet dinlerken Ahmet ağa başlıyor anlatmağa; “Halat atarak gürgen ağcının üzerine çıktım. Ağaç küçükken bir dalı kırılmış ve bir ara yeri çürümüş, çukur oluşmuş, yağan yağmurlar bu çukura yığılmış ve orada su göl olmuş. Bir baktım, içinde koskoca bir balık, o yana bu yana yüzüyor. Balığı yakaladım ve öğle yemeği olarak yedik."

Yine herkes itiraz etmiş tabi “Hadi su göl oldu, oraya balık nasıl çıksın? Sen yalan söylüyor sun” Demişler. Hemen Tastikçi, şimdiki Trol yine devreye girmiş.

“Beyler yanılıyor sunuz, karga veya kartal derede bir balık yakalar ve ağzında götürürken, tam o su birikintisinin üzerine gelince, ağzından düşer ve o küçük göle denk gelir, orada büyür, sonra da Ahmet Ağa rastlar ve balığı yakalar.” Der. İster inanın ister inanmayın, benim hiç tastikçim olmadı. Yukarıda da bahsettim onun için bir baltaya sap olamadım. Saygılarımla...



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder