SAYFALAR

24 Nisan 2013 Çarşamba

TİKİNE TURAMAIRUM

Temel ile Dursun Of ta duymuşlar ki Bahriye askeri kabadayı olur, dövmek için İstanbul'a gitmişler. Deniz kıyısında yürüyen bir bahriyeliye rastlamış ve sormuşlar;
- Ola sen ha buraya bahriye asçerimisun?
Asker de "Evet. Bir şey mi oldu?" demiş.
- E... uşağum sen çok talihsuzsun. Biz haburaya bahriyeli dövmeğe celduk, sen rasladun, kusura bakma.
Asker de  "Dövün görelim" demiş ve ikisini de birer yumrukta yere sermiş.
İşte Temel ile Dursun'un aralarında geçen konuşma;
- Ula Tursun, piçağun saa değil midur?
Dursun;
- He baa dur.
Temel;
- Ula ne turiisun?  Fursana oni oa!
Dursun;
- Ula furmasına furacağum da, tikine turamairum çi.

 

23 Nisan 2013 Salı

BİRİNİ

İki arkadaş yarım çakır keyf konuşuyorlar
Birinci
- Senin iki araban olsa birini bana verir misin?
- Biz arkadaşız, tabi veririm.
- İki evin olsa birini bana verir misin?
- Elbette veririm. Arkadaş değil miyiz?
- İki koyunun olsa birini bana verir misin?
- Yok, onu veremem.
- Biz arkadaş değil miyiz, niçin veremezsin?
- Çünkü evde gerçekten iki koyunum var. O olmaz, veremem.

22 Nisan 2013 Pazartesi

ÖCELİLER EĞLENDİ

13 Nisan 2013 te Öce liler gece tertip ettiler. Ben Öce li değilim fakat eşim Öce li olduğu için mecburen gidiyorum. Gittiğim de çok iyi oluyor. Hiç yoktan herkese merhaba deyip hasret gideriyoruz. Bu yıl belli simalar yoktu. Geçen yıl ki kadar etkin geçmedi. Fakat yine de çok iyiydi. En azından horon oynayıp stres attılar. Mahalli konuşma dilinden 'ğancuş ve bolokuş' kelimelerini sordular. Bir kaç konuşmadan sonra Karadeniz türküleri söylendi. Ve son buldu.