SAYFALAR

19 Mayıs 2013 Pazar

KEDİ KADAR

Bir adam sekiz yaşlarında ki oğlu ile yolda giderken, küçük oğlu Ali babasına söylemiş
"Baba ben bu sabah bir kedi gördüm. Bir apartman kadar büyük tü."
Babası da küçük Ali ye
"Oğlum ilerde yolumuzun üzerinde, geçmemiz gereken bir köprü var. Yalan söyleyenler o köprüden geçemez. Dereye düşerler su alır, hiç bilinmeyen yerlere götürür" demiş.
Biraz daha gittikten sonra Küçük Ali
"Babacığım o gördüğüm kedi bir ev kadar vardı." demiş.
Babası hiç ses çıkarmamış. Biraz daha gittikten sonra Ali
"O gördüğüm kedi at kadar büyük tü." demiş.
Babası yine seslenmemiş. Köprü de uzaktan görünmüş. Küçük Ali biraz telaşa kapılmış ve "Babacığım o gördüğüm kedi bir inek kadar vardı." demiş.
Biraz daha gidince köpek kadar olduğunu söylemiş.
Tam gelmişler köprüye ayak basacakları zaman Küçük Ali
"Dur baba o gördüğüm kedi, kedi kadar büyük tü." demiş ve ikisi de köprüyü kazasız belasız geçmişler. Ali de en sonunda işin doğrusunu anlamış ve bir daha hiç yalan söylemiş.  

18 Mayıs 2013 Cumartesi

BİR KÜP ALTIN

Vaktiyle Kralın biri kim yalan söyleyip beni kandırırsa bir küp altın vereceğim der.
Bütün yalancılar sıraya girerler.
Bir yalancı
Bir kuş aslanı kaptığı gibi yuvasına götürdü demiş.
Kral
Kuş kartal olur, aslanda yavru olur. Normaldır götürür demiş. Yalancının yalanını çürütmüş.
İkinci yalancı
Komşu ülkede eşeği kral yapmışlar demiş.
Kral
Eşek altta dururken, kral üstten bakar. Başında ki taç eşeğin başına düşer. Normaldır. Kısa süre için eşek kral olur demiş.
Ve böylece kendisine söylenen bütün yalanlara bir sebep uydurarak gerçek olabileceğini, yalan olmadıklarını iddia etmiş.
Fakat günün birinde bir adam karşısına gelmiş ve Kral a
Benim babamdan bir küp altın borç almıştınız. Geri almağa geldim. Yalansa ödül olan bir küp altını, Esseh se borcun olan bir küp altını ver der ve bir küp altın kazanır.

15 Mayıs 2013 Çarşamba

TAVAYA YAPIŞMIŞ

Avrupa dan gelen doktorlar deliler hastahanesinde koğuşları geziyorlarmış. Bir odaya girmişler ki on kadar deli durdukları yerde sürekli olarak sıçrıyorlar. Bir tek deli de ortalarında hazır ol vaziyetinde duruyor. Doktorlardan biri öyle görünce 'bu galıba akıllı, bizi görünce hazır ola geçti' diye düşünüp yanına yaklaşır ve sorar:
- Bu adamlar niçin zıplayıp duruyorlar?
Hazır ol da ki adam cevap verir:
- Bunlar kendilerini 'mısır patlamışı' sanıyorlar. Onun için zıplayıp duruyorlar.
Doktor tekrar sorar:
- Peki sen bunlarla birlikte niçin zıplamıyorsun?
Cevabı:
- Ben tavanın dibine yapıştım da ondan zıplayamıyorum.