SAYFALAR

10 Eylül 2013 Salı

EN GÜZEL


(Önce MAŞALLAH deyiniz)
Zengin bir bayan malikanesinde yaşarken, bir gün hizmetçisini çağırır ve eline bir sefer tası vererek "Bunu okula getir torunuma ver, yesin" der. Hizmetçi kadın da işe yeni başladığı için çocuğu tanımamaktadır. Ve hanımına "Torununun adı nedir? Nasıl bulacağım?" diye sorar. Hanım "Okula gittiğin zaman sağa sola bak. En güzel çocuk hangisi ise, O benim torunum dur. Sefer tasını ona ver." der. Hizmetçi kadında okula gider. Sağa sola bakar ve en güzel çocuğa sefer tasını verir. Akşam olunca malikanenin çocuğu eve gelir. Kendisine niçin yemek göndermediklerini sorar. Babaannesi ve dedesi de hizmetçi kadını çağırıp O na sorarlar. Hizmetçi Kadın şöyle cevap verir "Efendim siz okulda "En güzel çocuğa verin dediniz. Bende okulda bütün çocuklara baktım. En güzel çocuk benim torunum du. Onun için sefer tasını benim torunuma verdim. der. Bütün çocuklar çok güzeldirler. Hepsini çok seviyorum. Allah hepsini bütün kötülüklerden, savaşlardan ve nazardan korusun. Dokuz aylık olmasına rağmen, peçete ile ağzını silerken acıtabilmişiz ki; daha sonraları elimizde peçete gördüğü zaman, alıp oturduğu yerin altına sokarak saklıyor. Babası da öyleydi. Bir yaşını geçtikten sonra kendisine bozuk para verdiğimiz zaman avucuna alır, parmaklarını yumardı. Çünkü o zamanlar kocaman olan beş lira demir para da parmakları arka tarafa ulaşmazdı. Diğer demir paralarda parmakları arka tarafa ulaşırdı. Öyle ölçerek anlar ve ulaşırsa beğenmez geri iade eder. Ulaşmazsa beş lira olduğunu anlar, alır kabul ederdi.
.

9 Eylül 2013 Pazartesi

AYI

Avcılar oturmuşlar bir birlerine palavralarını anlatıyorlar. Bir tanesi "Geçenlerde İstanbul da Belgrat ormanlarında ava çıkmıştım. Dört metre boyunda bir ayı vurdum." der. Diğer avcılar kendisini heyecanla dinledikten sonra bir avcı "Hadı canım sende, İstanbul da Belgrat ormanlarında ayı ne gezer?" der. Palavrayı anlatan avcı "İyi de arkadaş. Allahın ayısı, orasının İstanbul Belgrat ormanları olduğunu nerden bilsin ki?" der.

7 Eylül 2013 Cumartesi

VIZ

Mahkemelere kadılar baktığı dönemde, kış aylarında akşamdan iki kişi hırsızlık yaparlar. Karda izini takip eden askerler hırsızları yakalar ve kadı huzuruna çıkarırlar. Kadı hazretleri ile hırsızlar arasında şu diyalog geçer. "Nasıl çaldınız anlatınız? Hırsızın biri kadıya anlatır. "Kadı hazretleri, karanlıkta gittik aysız, düşündük kar yağar kapatır iz, kar yağmadı yakalandık biz." der. Kadı hazretleri de "Hırsızlık yaptınız siz, çok ağır suç işlediniz, sarı liraları masamın üstüne diziniz, sizlerde arka kapıdan vız ınız."