SAYFALAR

20 Eylül 2013 Cuma

HOP İLE TOP

Ermeni Agop iki evliymiş. Eşlerinden birinin adı Hop, diğerinin adı top imiş.
Agop ikisine de ayrı ayrı ev tutmuş, kendisi de bir gece Hop'ta, ertesi gece Top'ta kalırmış.
Bir zaman geçtikten sonra Agop kimde kalacağını şaşırmış.
Hop'un kapısını çalınca, "Sen bu gece Top'un sun. Niçin bana geloorsun?" demiş ve içeri almamış. Agop ta geri dönmüş karanlıkta sıkıntılı sıkıntılı Top'un evine doğru giderken birden ayağı kaymış, lağım çukuruna düşmüş.
Lağım çukurundan kurtulmak için çabaladıkça, kurtulamamış daha da batmış.
Agop kendi kendine söylenirmiş;
"Ey vah, Hop biloor Top ta dır. Top biloor Hop ta dır. Kimse bilmoor Agop boğazına kadar b....ta dır." 

19 Eylül 2013 Perşembe

İNDİRİM

1977 yılında ağabeyim İrfan Adana ya yanıma geldi. Beş-on gün kaldıktan sonra geri Rize ye dönecekti. Neden yazıyorum durup dururken. Yanı bir insanın ağabeyisinin yanına gelmesi büyük bir olay mıdır? Hayır bir defa değil belki yirmi defa geldi de, bu gelişinde enteresan bir olay oldu. 

Onun için yazıyorum. Akşam görevden dönerken taş köprü de bir olay gördüm. Neler oluyor diye bakarken ağabeyimi gördüm. Hemen arabadan indim. Yanlarına gittim. Kavga varmış meraklılar da karışarak sulh etmişler. Konu ne imiş? Anlatayım. 

Ağabeyim evden çıkmış gezerken taş köprünün oralarda deri mont satan bir seyyar satıcı ile karşılaşmış. Adam buna "Deri mont al. Ağabey." demiş. Bu da gayrı ihtiyarı "Kaç lira" diye sormuş. "120,00tl demiş." Ağabeyim pahalı bulmuş ve oradan ayrılmak istemiş. 

Adam artık ne düşünmüşse; ağabeyimin peşine takılarak "Ne olur al ağabey sana 100,00tl" demiş. Ağabeyim hiç oralı olmamış. Montçu gene peşinden giderek 90, 80, 70, diye 30,00tl ye kadar fiyatı düşürmüş. Ağabeyim durmuş, geri dönmüş ve "Ciddi bir fiyat söyle, alayım." demiş. Adam toka etmek için elini uzatmış ve "20,00tl ver al, ağabey" demiş. Ağabeyim "10,00tl veririm."demiş. Satıcı "tamam ağabey" demiş ve montu sararken, Ağabeyim de "Eşşek oğlu eşşek. Madem 10,00tl kurtarıyor. Sen baştan bana niçin 120,00tl dedin?" demiş ve adama vurmuş. 

Adamı çok kötü benzet mişti. Şimdi de bakıyorum adam paketin üzerine yazmış "24 rulo tuvalet kağiti al. 4 rulo kârın olsun." Yine "On litre zeytin yağı al, iki litre kârın olsun." Şimdi gelde kızma. Yanımda olsa bende döverim belki de. Sanki üç yaşında bebek kandırıyorlar. 

Aslında halk bilinçli olacak ve böyle kandırıldıkları malları almayacak. İnsanı keriz yerine koyuyorlar. Onun için en azından böyle malları ben almıyorum.



18 Eylül 2013 Çarşamba

AHLAKLARINI BOZAR

Temel Adalet Bakanı olmuş. Bazı hapishaneleri dolaşmaktadır. Ankara Ulucanlar Ceza ve Tutukevine gelir. Bakanlık görevlileri ve hapishane görevlileri ile hapishaneyi dolaşarak mahkumların dertlerini dinler. Bütün mahkumlar 'Suçsuz olduklarını, haksız yere içerde tutulduklarını iddia ederler. Sadece bir tutuklu 'Suçlu olduğunu, cinayet işlediği için içerde tutulduğunu' söyler. Bunları iyice dinledikten sonra Temel döner Hapishane Müdürüne "Ola ha bu suçlu adamı bu uşakların içine niçun attunuz? Onların da ahlakını bozacak. O cinayet işleyeni dışarı çıkarun da" der.