SAYFALAR

20 Ekim 2013 Pazar

SEVDALIK


Veyis te gençliğinde Sabriye Civelek ile sevdalıklar çekmişler. Hatta daha 16 yaşlarında iken birbirlerini kaçırmışlar. Saklanmak için Veyis kaçırdığı kızla birlikte dayısı Hasan Çavuş'un yanına sığınmışlar. 

Dayısı Yeğeni Veyis ve kaçırdığı kızı saklamamış. Sabriye'yi geri iade etmiş. Fakat o sevdanın yangınları uzun süre kendilerini bırakmamış. Hatta sevdalık çekerlerken birbirlerine attıkları ve sonradan başkalarından duyduğumuz, bir kaç türküler var. Her ikisi de başkaları ile evlenmelerine rağmen bir türlü birbirlerini unutamamışlar. Aşağıda ki türküler tamamen kendi ağızlarından karşı beri söylenmiştir.

Erkek:
-Verduğun çiçekli çurab odamda duvardadur,
Kız:
-Sevduğun senun içun bi bilsen ne haldadur?
Erkek:
-Seni kaçıracağım, evdekiler hep razı.
Kız:
-Öyle mi biliisen, onların cinsi cazı.
Erkek:
-Kız senun sebebune dağa çıkarum dağa,
Kız:
-Came kapılarında ederler su vermağa
Erkek:
-Belumde barabenli, başlatmayın atmağa,
Kız:
-Sen kurşun nerde buldun, güli adam vurmağa
Erkek:
-Alurum başkasını, kız seni çatlatmağa,
Kız:
-Kapıları düz eyle, kocakarı gezmağa.
(Kendi yerine yaşlı bir bayanı vermek istiyorlarmış, kocarkarı onun için diyor.) 

Kızı tebrik etmek lazım. Nasıl biliyormuş.? Hanı kaçırmışta sonra geri vermişler ya. Hakikaten bilmiş ve türkü de de söylemiş:

'Öyle mi biliisen Onların cinsi cazı'

19 Ekim 2013 Cumartesi

şiir BEĞENEMEZ


Bir lokmanın yarısını, yar benimle yer misin?
Başka bir şey istemem, seviyorum der misin?
Yerin değişti sanma, kalbimde aynı yerdesin
Yoksa o yerini sen, yarım beğenemez misin?

4 Ekim 2013 Cuma

şiir AĞLADIM

Aklımdan gitmez, doğduğum yerler,
Dün gece rüyamda, gördüm ağladım.
Sıladan ayrılanlar, gülmezmiş derler,
Ben de uzaklardan, geldim, ağladım.

Terk ettim sılamı ben, seneler önce,
Eskilerden eser yok, değişmiş eyice,
Aldığım havadisler, yetmez gelince,
Dün gece yollarına baktım, ağladım.

Hatıralar silinmiş, hep yok olmuşlar,
Nerde benim köyüm, nere gitmişler,
Eski arkadaşlarım, pek az kalmışlar,
Çoğunun mezarını, gördüm ağladım.
                                    
İçimde korku sardı, umudum silindi,
Ne yapsak boşuna, dönüş yok şimdi,
Çocukken gördüklerim, aklıma geldi,
Ellerimi dizlerime, vurdum ağladım.

Boşuna çırpındık biz, yakan ateşten,
Yaşananlar farksız, rüyadan, duştan,
Yalvarsak ta tanrıya, bir daha baştan,
Geçen günlerimizle, kaldım ağladım.

Yaşanan bir rüya gibi, gelir de geçer,
Yenisi geldikçe, eskiler nereye gider,
Beklerim geçenden, gelmez ki haber,
Gördüğüm herkese, sordum ağladım.
Yollarda yürürken, durdum ağladım.
                               Recep Ali Öztürk