SAYFALAR

29 Haziran 2012 Cuma

KİM İTELEDİ

Kışın bir akşam üzeri İstanbul da yüzme bilmeyen bir vatandaş Galata Köprüsünden denize düşer. Herkes kurtarmak için çareler arayıp sağa sola koşuştururken, iyilik sever vatandaşın biri elbiseleriyle suya atlar ve boğulan vatandaşı kurtarır.
Herkes bu vatandaşa sevgi gösterisi ile tezahürat yaparken, bu denize atlayan, boğulan adamı kurtaran vatandaş elini kaldırarak söz ister. Herkes tezahüratı keser ve bu kahramanı dinlemeğe başlarlar.
Kahraman ne der biliyor musunuz? Hayır bilmiyorsunuz. Çünkü siz orda değildiniz. Ben söyleyimde öğrenin. Sıkı durun;
"Siz bu kuru tezahüratları bırakın da bana onu söyleyin, beni denize hangi eşşekoğlu eşşek iteledi? O'nu bana gösterin" der.

28 Haziran 2012 Perşembe

ALET DEĞİL CİHAZ

Asayiş Ekip Amirliğine yeni bir Komiser Yardımcısı verirler. Eski ekip amirliğine bakan polis memurları bu Komiser Yardımcını çekemez onu çok işletirler. Bir gün komiser Yardımcısına; "O alet devamlı çalışırsa ısınır, arada bir kapatmak lazim" diye kandırırlar. Komiser Yardımcısı da basar mandala "Merkez alet çok ısındı dinlenmesi için on beş dakika kapalı" der.
Merkez "Anlaşılmadı" der ve tekrar ettirir.
Komiser Yardımcısı " Merkez otomuzdaki aleti dinlendireceğiz, kapatıyorum, tamam" der.
Merkez "Onun adı alet değil, cihaz veya telsiz dir. Dinlendirilmez, kapatılmaz, devamlı açık tutulur." der.
Komiser "Merkez aletin cihaz olduğu ve devamlı açık tutulacağı, anlaşıldı, tamam" der.

SAFLIK

Ekibimize amir olarak bir Komiser Yardımcısı verdiler. Oto içerisinde ilk göreve çıktığımız zaman çok saf biri olduğunu anladık. Staj zamanlarını anlatıyordu. Polis Akademisinde okuyup ta amir olarak teşkilata katılacak olan her öğrenciye yazın izinli zamanlarında staj görevi verilir. Yanı okul bittikten sonra karşılaşacağı olayları daha öğrenci iken karşılaşıp ta yabancı kalmaması sağlanır. Bu nedenle bir emniyet müdürlüğüne gönderilir ve her birimlerde az da olsa bir süre çalıştırılır.

Kendisi Eskişehirli Ankara Emniyet Müdürlüğü İnfaz Büro Amirliğinde stajini yaparken bir sabah çok erkenden görev yerine gelir. Bakar ki İnfaz Büro Amirliği kapısının önünde bir adam bekliyor fakat o saatlerde de Müdüriyette kapıcılardan başka kimse yok. Osman Bey az çok bir şeylerde öğrenmiş girer İnfaz Büro da oturur. Bu kapı da bekleyen adam yanına gelir ve bir not uzatarak yardımcı olmasını ister. Osman Bey e uzattığı not ta "Yarın Ankara Emniyet Müdürlüğü İnfaz Bürosuna geliniz." diye yazılıdır. Adamın kimliğini alıp fihriste bakar. Eskişehir Adliyesinden kesinleşmiş dört sene ceza aldığı mahkeme kararı var. Görüldüğü yerde yakalanıp cezaevine gönderilecek.

Adamın bütün evraklarını çıkartıyor. Eskişehir Emniyet Müdürlüğüne diye iki satır yazı yazıyor ve yazının altına Asayiş Şube Müdürü yerine imza atarak; "Bak hemşerim ben de Eskişehirliyim. Seni polisle göndermek lazım, fakat hemşeri olduğumuz için sana güveniyorum. Sakın yüzümü kara çıkarma. Bu evraklarla birlikte yarın Eskişehir Emniyet Müdürlüğüne git teslim ol. Senin dört yıl hapisliğin var." diyor ve yazdığı yazının bir süretine, evrakları kendisine teslim ettiğine dair adama imza attırdıktan sonra bütün evrakları verip adamı gönderiyor.

Adam iki gün sonra Eskişehir'e evrakları ile birlikte gidip teslim oluyor. Bizim Osman Bey de ciddi bir cezadan kurtuluyor.