SAYFALAR

19 Kasım 2022 Cumartesi

HAYAT VE YAŞAM

Hayatta yaşam üç devreden oluşur; Dün, bugün ve yarın. ‘Dün’ geçmiş, ‘bugün’ şimdi, ‘yarın’ gelecek. Bu üçü birbirini tamamlar. Dün olmadan, bugün, bugün olmadan da yarın, yanı gelecek ve dolayısıyla hayat ta olamaz.

Gündüzün bitimi gece, gecenin bitimi de gündüz olarak birbirlerini takip eder, gider. Yıllarla aylarla ifade edilir sonra. Hayat dediğimiz budur işte.

İnsanlar kötü alışkanlıklarıyla birlikte gelmezler dünyaya. Kötü alışkanlıkları dünyaya geldikten sonra edinirler. İnsanın bilmesi gereken çok önemli hayatı meseleler vardır. Bu meseleleri çocuk ailesinde anne babasından öğrenir. Bir insan başkaları tarafından değerlendirilirken önce ailesinin durumuna bakılır ve ona göre; iyi aile çocuğu, kötü aile çocuğu, diye vasıflandırılır.

Baba veya anne sigara içiyorsa, çocukta mutlaka içmeği dener. Bir evde akşamdan aile bir araya toplandıkları zaman, neden çok bahsedilir, en çok ne konuşulursa, çocuk onu kavrar ve ona ilgi duyar. Anne baba öğretmense eğitimden, doktor ise, tabiplikten, bilimden, eğer asker ise askerlikten polisse polislikten, çoban ise çobanlıktan konuşmalar olur ve çocukta onları dinlediğinden, o yönde meyil göstermesine olanak sağlar.

Eğer aile hırsız ve dolandırıcı ise, akşamları evde tüm konuşmalar hırsızlık ve dolandırıcılık üzerine olur ki, çocuk ta hırsızlık veya dolandırıcılığa ilgi duyar ve ona meyil başlar.

Aile durumu bazı hallerde çocuğa iki türlü etki eder. Baba sarhoşsa çocuk babasına bakarak, ya o da içki içip sarhoşluğu veya onun kötü hareketlerini örnek alıp, beğenmez, hiç içki içmez ve doğru yolu seçer. Veya işçi olan bir ailenin çocuğu, anne babanın çektiği eziyetlerden, çileden ders alır, okuyup başka türlü yaşamak için, başka yollar aramağa yönelir.

Bazı bilgiler de çocuğa çevresinden geçer. Arkadaşları ve çevre de çok önemlidir. Bu konu da birçok söz var ama bir tanesi var, hiç yabana atılmaz; ”Arkadaşını söyle, kim olduğunu söyleyim.”

Daha sonra okullar çocukların eğitim yuvalarıdır. Bir çok hayatı ve mesleki bilgileri okullarda öğrenirler. Okullarda kötü alışkanlıklar edinmiş eğitimciler de vardır. Çocuk onlardan da bazı kötü beceriler kapar veya bilinçli olarak bu yola itilir. Dünyaya gelip te bir defalık yaşayacak oldukları hayatları berbat olur. Belki de yarın bir daha düzelemezler.

İnsan evlenirken de doğru karar vermesi lazım. Küçük yaşta evlenirse veya anne babanın zoruyla evlenirse, bu evlilik pek fazla yürümez, az zamanda son bulur.

Alışkanlık ilk etapta hoşa giden bir şeye duyulan ilgiyle başlar, telkinle gelişir, ihtiyaç halini alır ve artık insan bazı iyi veya kötü huyların esiri olur. El kol gibi bedene bağlı hareket alışkanlıkları o hareketlerin çok kez tekrarından sonra beyinin benimsemesi ve kişiye mal edilmesi ile oluşur. Futbol, basketbol, güreş, boks vs. gibi sporlar bu kategoride sayılabilirler. Vücut bir hareketi kendine mal edebilmesi için, o hareketin bir çok defa tekrarlanması ve beyinde yer etmesi gerekir. Sadece uyuşturucu bağımlılığı, tekrarına gerek olmaz. Bireyin bir tek kez denemesiyle uyuşturucu alışkanlığı kişiye mal olur ve o kişi madde bağımlısı olur, bir daha asla kurtulamaz.

Alışkanlıklar kişiyi terk etmezler. Ömür boyu kişi ile birlikte olur ve kişiye de olumlu veya olumsuz çok büyük etkileri olur. Neticesi kötü olan ve bir daha geri dönüşü olmayan alışkanlıklar insan ruhunda yıkım yapar. İntiharlara bile sürükler. Kötü alışkanlıkları olan insan, topluma yararlı değil, bilakis topluma zararlı bir kişi olur.

Zararlı ve kötü, uzak durulması gereken bazı alışkanlıklar; insanların sağlığını, psikolojik durumunu ve sosyal ilişkilerini olumsuz etkileyen, bırakılması zor olan davranışlardır. Bu alışkanlıklar, genellikle stres, can sıkıntısı veya düşük öz saygı gibi olumsuz duygusal durumları yönetmek amacıyla başlar, ancak zamanla daha ciddi sorunlara yol açabilir.

İnsanı zararlı alışkanlıklara sürükleyen etkenler;

a) Hedefsizlik- Amaçsızlık,
b) Stres,
c) Sosyallikten geri kalma hissi,
d) Zevk alma,
e) Çevresel sorunlar,
f) Arkadaşlıklar,
g) Psikolojik faktörler,
h) Aşırı heves ve kıskançlık,
ı) Can sıkıntısı,

Zararlı alışkanlıklar şunlardır:

1) Sigara içmek: Tütün kullanımı, sağlık sorunlarına yol açan bağımlılık yapıcı bir alışkanlıktır. Kişiyi olumsuz etkiler, çok zararlıdır.
2) Alkol almak: Alkol kullanımı, fiziksel ve psikolojik sağlık üzerinde olumsuz etkiler yaratır. Kişiyi kötü yollara sevk eder. Zararlıdır.
3) Uyuşturucu madde kullanımı: Bu alışkanlık, bağımlılık ve çeşitli sağlık sorunlarına neden olur. Kriz geldiği zaman intiharlar bile söz konusudur. Tüm insanlığa zararlıdır.
4) Kumar oynamak: Bağımlılık yapar ve hatta yuvaların yıkılmasına bile sebep olurlar. Kişilerin sağlığı ve hayatları yıkılabilir.
5) Hırsızlık yapmak: En kötü alışkanlıklardan biridir.
6) Cinsel saplantılar: Zamanla bunlarda alışkanlık yaparlar ve istesen de bırakılmaz, ihtiyaç haline gelirler. Kişiyi cinayet ve intiharlara bile sürüklerler.

Hayat dünün geçmişi, bugünün yaşananı ve yarın onun devamıdır. Hayat düne göre dizayn olur ve dün, bugün, yarına göre de bütün alışkanlıklar, bilgi ve beceriler ile birlikte akar gider. Bazı şeyler iyi veya kötü bugünden mal edilir ve yarın ki yaşamdan hiç silinmezler. Kişinin yaşamını mutlaka etkiler geçmiş. İnsan başladığı o kötü alışkanlığı istese de bir daha hayatından silip atamaz. Mesela sigara içmek alışkanlığı, kumar oynamak alışkanlığı, kız ve erkek çocuklar için kötü yola düşme alışkanlığı, madde bağımlılığı.

Velhasıl birey dünyaya geldiği zaman, ne yapacağını bilmeyen, günahsız, masum bir varlıktır. Hayatın zaman ve yaşam evrelerinde, yukarda saydığımız etkenler onu iyi veya kötü yönde şekillendirir.

Hayat üç vakittir. Dün, bugün ve yarın. Geçmiş; tekrar geri satın alınamaz. Düzeltmek için yeniden yaşanıp tamir edilemez. Ve yanlış yapanları da hiç ve hiç af etmez. Bu en büyük gerçeklerinden biridir hayatın. Pişman olacağınız bir şeyi bugün yapmayınız ki, yarına temiz ve huzur içinde çıkasınız, yaşadıkça da hep temiz bir dün ve geçmişiniz olsun ki, öyle devam edesiniz ve hayattan zevk alasınız. İşte o zaman hayat yaşamağa değer. O yaşamağı kendimiz kazanmalıyız. 

Geçmiş, satın alınması veya geri dönülüp onarılması mümkün olmayan bir hazinedir. Hayat, yapılan hataları her zaman affetmeyecek kadar sert kurallara sahiptir. Pişmanlıklarla dolu bir "dün" bırakmamak için, "bugün" atılan her adımın sorumluluğu üstlenilmelidir.

Dünya, tüm karmaşası ve riskleriyle her zaman güvenli bir liman olmayabilir. Ancak güçlü bir irade, sağlam bir ahlaki temel ve doğru hedeflerle donatılmış bir birey için hayat, her şeye rağmen yaşamaya değerdir. Nihai amaç; dünü tertemiz, bugünü huzurlu ve yarını umut dolu bir yaşamı kendi emeğiyle inşa edebilmektir.

İnsan yaşarken daha çok hata ve kötülüğe meyillidir. Bugünü hatasız yaşamak ve yarına temiz çıkıp, hayatı öyle devam ettirmek zordur. İnsan; bir kez yaşayacağı bu hayatını, kazasız, belasız, düzgün bitirmesi, hakikaten çok büyük bir şanstır veya çok büyük bir akıl ve irade işidir. 
Yoksa dünya, yaşamak için hiç güvenli bir yer değildir.
Saygılarımla…


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder